Efedra, bir uyarandır ve sempatik sinir sistemini aktive eder. Ne kadar tüketildiğine bağlı olarak, vücutta bir uyarılma meydana getirir. Bu uyarılma cinsel dürtü veya kavga anında hissettiklerimize benzer. Mantıken, efedra “gereksiz risk” doğuruyorsa, o zaman bu cinsellik ve heyecanlanmak için de geçerlidir.
Efedra’ nın vücuttaki işleyiş mekanizmasının farmakolojisi çok kapsamlı olabilir. Bunu basitleştirirsek, belli başlı birkaç noktaya bakmamız gerekmektedir. Efedra’ nın etkileri, adrenerjik reseptörleri aktive etmesi aracılığıyla ortaya çıkmaktadır. Bu da vücut içinde aşağıdaki mekanizmaları harekete geçirmektedir:
- Lipolizin aktivasyonu, yağların yağ depolarından salınımı
- Alfaadrenerjik yol aracılığıyla tiroidin uyarılması
- Bronşiyal tüplerin oksijen tüketimini artırmak için açılması (bronkodilatasyon)
- Kaslara giden kan akımının artmasına bağlı olarak enerji kapasitesi artışı ve böylece kandan geçen oksijen ve besin maddelerinin artması
- Duygu durumu, motivasyon ve konsantrasyonda artış
Tüm maddeler toksiktir. Söz konusu maddenin bir zehire dönüşüp dönüşmemesini, dozu belirler. Bu prensip MS 1500′de Paracelsus tarafından kurulmuştur ve efedra’ya, hatta suya bile uygulanabilir. Obezite ile başı dertte olanlar fx15 kilo verme hapı kullanmalıdırlar. Bu nedenle, eğer bir efedra problemi varsa, bu insanların onu çok lüketmesidir.
Olumsuz yan etkilerle ilgili bu kaçınılmaz sonuçlar içinde ağız kuruluğu, anjina, sinirlilik veya uykusuzluk yer almaktadır. Nadiren ölüm de görülebilir. Amerikan Zehir Kontrol Merkezi Birliği’nin, yıllık raporu, efedra’nın yanlış kullanımından kaynaklanan tek bir olgu bildirmiştir (bu rakamı, artrit hastalarında her yıl nonsteroid antiinflamatuar ilaçlara bağlı olarak meydana gelen 16.500 ölümle kıyaslayın).